ŞAMPİYON FLAŞ
Bir zamanlar Flaş adında küçük bir kaz yaşarmış, çok hızlı koştuğu için adına Flaş derlermiş. Okulda bir koşu yarışı olacağını duyan Flaş hemen bu yarışmaya katılmış. Bir cuma günü okul bitiminde yarış yapılmış ve Flaş birinci gelmiş. Yarışmada birinci olunca okullar arsında yapılan yarışmalara hak kazanmış; bu yarışmalara da katılıp tüm yarışmaları kazanmış.
Bir gün ülke çapında bir koşu yarışı yapılacağı duyurulmuş haliyle bu yarışmada Flaş koşucular arasındaymış. Öğretmeni büyük yarışmaya hazırlanması için Flaş’ ı spor salonunda çalışması için davet etmiş. Fakat Flaş kendine çok gücendiği için bu çalışmalara katılmak yerine bütün gün evde bilgisayar başında oyun oynamayı ve abur cubur yiyerek günlerini geçirmeyi tercih etmiş.
Yarışma günü gelmiş çatmış Flaş başlangıç çizgisine gelmiş, yarışma yerine bilgisayarında yarım kalan oyununu düşünmeye başlamış. Kendi kendine yarışmayı bitirip bilgisayarında oyuna devam etme hayali kuruyormuş. O sırada başlangıç zili çalmış ve Flaş dışında tüm yarışmacılar koşuya başlamış. Flaş da koşmaya başlamış ama rakipleri çoktan uzaklaşmış bile. Flaş var gücüyle koşmaya çalışmış ancak gün boyu oturmaktan ve sağlıksız beslenmekten zayıf düşen bacakları artık onu taşıyamıyormuş. Eskisi kadar hızlı olamadığını gören Flaş pistin yarısında yorgunluktan yığılıp kalmış, yarışmayı bitirememiş.
Pistin ortasında ağlayan Flaş’ ın yanına gelen öğretmeni;
-Ne kadar yetenekli olsak ta çalışmadığımız zaman ve yeteneklerimizi geliştirmediğimiz zaman bu gelişmelerin üzerine yeni yetenekler edinmediğimiz zaman tüm yeteneklerimiz körelecek ve yavaş yavaş kaybolacak bu sakın unutma!’’
Demiş.
Bunları duyan Flaş çok utanmış kalkıp öğretmenine sarılmış ve öğretmenine;
-Öğretmenim sizinle çalışmalara katılmayıp sizi dinlemediğim için çok özür dilerim. Bundan sonra çok çalışıp yine ‘’Şampiyon Flaş’’ olacağıma size söz veriyorum demiş.
Ve Flaş o sözünden sonra gerçekten çok çalışmış ve unvanını tekrar geri kazanmış.